Page
Archive for Jun 2008
Orta Taş Çağı bilinen diğer isimleri Yontma Taş Devri, Mezolitik Devir.
Dönem: MÖ 10000-MÖ 6000
İnsanların taşları yontmaya başladığı, taşları kendilerini savunmak ve avlanmak için kullandıkları devirdir. Basit aletler yapılmıştır. İnsanlar mağara duvarlarına resimler yapmaya başlamışlardır. Bu dönemde insanlar yaşamlarını avcılık ve toplayıcılıkla sürdürmüşlerdir.tarım daha başlmamıştır. İnsanlar bu çağda doğal sığınaklar sayesinde vahşi hayvanlardan korunmuşlardır. İnsanlar üretmeyi bilmedikleri için tüketici durumundadırlar. Kemikten zıpkınlar, taştan heykeller yapılmaya başlanmış; dönemin sonlarında ateş yakma öğrenilmiştir.buçağın en özgün buluntuları mikrolit diye adlandırılan çakmak taşından yapılmış geometrik biçimli altlerdir.anadoluda bu döneme ait bulgulara tekkeköy ve beldibinde rastlanır.
Oyun Teorisi’nin en önemli araçlarından biri olan Nash dengesi, oyuncuların belli özellikler taşıyan strateji seçimlerine verilen isimdir.
Her oyuncu, oyun içinde elinde olan eylemlerden birini seçmiş olsun, ve tüm oyuncuların böyle bir seçim yaptığını düşünelim. Bir oyuncu için seçilmiş eylem, diğer oyuncuların seçtikleri eylem gözetildiğinde oynanabilecek (getiri anlamında) en iyi eylem ise, ve bu özellik tüm oyuncular için sağlanıyorsa, bu eylemler bir Nash Dengesi oluşturur.
Oyuncular, yalın eylemler seçebilecekleri gibi, birden çok eylemi , belli bir olasılıkla oynamayı da tercih edebilirler.
Nash Dengesi, Oyun Teorisi kavramına önemli katkıları olan Amerikalı matematikçi John Nash’in adıyla anılmaktadır. Analitik anlamda benzer bir gözlemde bulunan ilk kişi Antoine Augustin Cournot isimli Fransız bir matematikçidir. Cournot bu olguyu iki firmanın, eş zamanlı olarak üretim miktarını belirledikleri kuramsal bir pazar için gözlemlemiş ve detaya dökmüştür. John Nash, 1950 yılında yazdığı doktora bitirme tezinde, bu dengenin, oyuncuların fayda fonksiyonlarının belli özellikleri sağladığı tüm oyunlarda var oduğunu ispatlayarak 1994 Ekonomi Nobel Ödülü’nü almıştır.
Jan van Eyck ya da Johannes de Eyck (9 Temmuz 1389 - 1441), Hollandalı ressam.
15. yüzyılda yeni gelişmekte olan yağlı boya tekniğini yetkinleştirmesiyle tanınır. Çoğunlukla portre ve dinsel konulu resimler yapmıştır. Resimleri herkes hayranlık duyulmuş ve birçok ressam tarafından taklit edilmiştir. “Arnolfini’nin Evlenmesi” en ünlü tablolarından biridir.
İletişim, karşılıklı bilgi alışverişi amacına yönelik bütün etkinliklerdir. İletişim en az iki katılımcının, en az bir yönde bilgi geçişi yapması temeline dayanır.
Belirli mesajların kodlanarak bir kanal aracılığıyla bir kaynaktan bir hedefe/alıcıya aktarılması süreci. Örneğin bir konuşmacı (kaynak) ortak bir dil aracılığıyla (örn. Türkçe) kodladığı belirli kelimeleri (mesaj/ileti) ses dalgaları ve hava yoluyla (kanal) dinleyiciye/alımlayıcı (hedef) aktarır. Bu süreçte geribildirim hedefleniyorsa, iletiyi gönderen başat kaynak, hedef/alımlayıcı ise sonat kaynak olarak tanımlanır.
- Gösterge: Kendi dışında başka bir şeyi gösteren, düşündüren, onun yerini alabilen, kelime, nesne, görünüş ve olgular göstergedir. Resimler, müzik parçaları, flamalar, trafik işaretleri, edebi metinler gösterge olarak ele alınır. İletişim göstergeler aracılığı ile sağlanır.
(d. 29 Eylül 1815, Kassel, Hesse - ö.1 Nisan 1910, Düsseldorf, Almanya)
Alman gerçekçiliğinin öncülerinden manzara ressamı.
Düsseldorf Akademisi’nde Johann Wilhelm Schirmer’in öğrencisi olmasına karşın, romantik sahneleri çizmekten hoşlanan çağdaş manzara ressamlarından giderek koptu. Düsseldorf Okulu içinde, kendi isteğiyle doğa resmi yapmaya yönelen ilk sanatçıydı. Fırtınalı havada Kuzey Denizini, Hollanda Kanalından sahneleri ve Ren bölgesindeki köyleri konu alan resimleri ile çağdaşlarının duygusal manzara resimleri arasında hoş bir karşıtlık göze çarpar. Düsseldorf Okulu’nda bağlı olan kardeşi Oswald Achenbach da (1827-1905), Napoli Körfezi, Roma ve Venedik’i renkli bir anlatımla betimlediği tablolarıyla tanınmıştır.
Milli Ülkü (gazete), Nisan 1967 tarihinde Kayseri’de yayınlanmaya başlayan günlük siyasi gazetedir. 57×82 ebat ve 4 sayfa olarak çıkarılan gazete, kurşun hurufat (harfler) kullanılarak el dizgisi ile diziliyor ve kağıtları manuel olarak makineye verilip, tipo tekniği ile basılıyordu. Milliyetçi-muhafazakâr içerikli gazetenin başlığı bayrak kırmızısı, metin ve resimleri ise siyah renkli olup, resimler aliminyum veya ahşap altlıklara yapıştırılarak baskıya hazırlanan sayfa düzeninde yer almaktaydı. Milli Ülkü (gazete), Cumhuriyetçi Köylü Millet Partisi (Sonradan ismini Milliyetçi Hareket Partisi olarak değiştirdi.) Genel Merkezi vasıtası ile Kayseri dışındaki birçok adrese ptt yoluyla da gönderiliyor; böylelikle yaygın basının CKMP’ye fazla yer ayırmamasına çözüm bulmaya çalışılıyordu.
O tarihte Kayseri’nin 5. yerel gazetesi olan Milli Ülkü’nün, “Mehmet Akol-Şaban Çiftlikçioğlu-Hasan Sami Bolak-Mustafa Yıldırgan” ortaklığı adına imtiyaz sahibi Mehmet Akol; Başyazarı ve Yazı İşleri Müdürü ise Hasan Sami Bolak’tı. Temmuz 1969 tarihinden itibaren Hasan Sami Bolak’ın ortaklık ve Yazı İşleri Müdürlüğü’nden ayrılmasından sonra bir kaç kez el değiştirerek 10 yıl kadar yayınına devam edip, daha sonra kapandı.
Anarko-primitivizm veya anarko-ilkelcilik, uygarlığın kökeni ve gelişiminin anarşist bir eleştirisidir. Primitivistler avcı-toplayıcılıktan tarımsal geçime geçince sosyal sınıflaşma, baskı vb. unsurların doğduğunu öne sürmekte ve bu nedenle insanlığın uygarlık öncesi duruma geri dönmek için çalışmasını savunur. Bu deendüstrializasyon, teknolojinin terki gibi ciddi eylem ve süreçleri de içerir.
Orta Taş Çağı bilinen diğer isimleri Yontma Taş Devri, Mezolitik Devir.
Dönem: MÖ 10000-MÖ 6000
İnsanların taşları yontmaya başladığı, taşları kendilerini savunmak ve avlanmak için kullandıkları devirdir. Basit aletler yapılmıştır. İnsanlar mağara duvarlarına resimler yapmaya başlamışlardır. Bu dönemde insanlar yaşamlarını avcılık ve toplayıcılıkla sürdürmüşlerdir.tarım daha başlmamıştır. İnsanlar bu çağda doğal sığınaklar sayesinde vahşi hayvanlardan korunmuşlardır. İnsanlar üretmeyi bilmedikleri için tüketici durumundadırlar. Kemikten zıpkınlar, taştan heykeller yapılmaya başlanmış; dönemin sonlarında ateş yakma öğrenilmiştir.buçağın en özgün buluntuları mikrolit diye adlandırılan çakmak taşından yapılmış geometrik biçimli altlerdir.anadoluda bu döneme ait bulgulara tekkeköy ve beldibinde rastlanır.
Deniz örümcekleri (ya da Lat. Pantopoda), denizel örümcekleri kapsayan Eklembacaklılar şubesine ait bir sınıftır.
Dünyanın her yerinde görülmekle birlikte, çoğunlukla Akdeniz, Karayipler, Arktik ve Antartika okyanusunda bulunurlar.
Yaklaşık olarak 1000 bilinen türü vardır. 7000 metreye kadar derinlikte yaşayabilirler.
Haber kipleri
Haber kipleri için, oluşun veya hareketin zaman ve şahsa bağlı olarak meydana geldiğini bildiren kiplerdir. Bunlara bildirme kipleri de denir.
Belirli (-di’li) Geçmiş Zaman Kipi
Eylemin sözün söylendiği andan, önceden yapıldığını, söyleyenin kesin inancıyla tam anlatrır:
- Fiillerde bulunan “-di, -du, -dü, -tu” ekleri -di’li geçmiş zamanı belirtirler.
- → Öğretmenimiz sınıfa geldi.
Belirsiz (-miş’li) Geçmiş Zaman Kipi
Eylemlerin sözden önce yapıldığını bildirir ancak, kesinlik olmayabilir. Söyleyen kendisi tanık olmamış, başkasından işitmiştir. Bu kip masallara yakışır.
- Fiillerde bulunan “-muş, -mış, -miş, -müş, ekleri -miş’li geçmiş zamanı belirtirler.
- → Okul bahçesinde üç tur koşmuş.
Şimdiki Zaman Kipi
Eylem ile anlatımın birlikte olduğunu bildiren zamandır
- Ders çalışıyorum. Alış veriş yapıyorum.
Şimdiki zaman kipinin eki “-yor” fiillere hiç değişikliğe uğramadan eklenir.
Ayrıca şimdiki zamanın başka bir ekide ‘-makta,-mekte’dir.
Bu ekler fiil kök ya da gövdesine gelir. Zaman anlamı vardır.
Gelecek Zaman Kipi
Eylem ile anlatımdan sonra yapılacağını bildiren zamandır
- Seyhan maça gidecek. Gelecek zaman kipinin ses uyumuna göre “-acak, -ecek” tır
Geniş Zaman Kipi
Eylemin her zaman yapılabileceğini bildiren zamandır.
- Akşamları trene binerim.
Geniş zaman kipinin ekleri “-ar, -er, -ır, -ir, ur, -ür, -r” dir. not bunu yazan burak aksoydur
Dilek Kipleri
Bir eylemin yapılması ya da bir oluşun meydana gelmesini dilek anlamı vererek anlatan kiplerdir. Dörde ayrılır:
Gereklilik Kipi
Bir iş, oluş veya hareketin gerekliliğini anlatır. Ekleri ses uyumuna göre “-meli, -malı” dır.
- Haftada bir kitap okumalıyım
oku_malı_y_ım
İstek Kipi
Bir iş, oluş veya hareketin yapılmasının, olmasının istendiğini belirten kiptir. Ekleri ses uyumuna göre “-e, -a” dır.birinci çoğul çekiminde diğerlerinden farklı olarak ‘-lım,-lim’ekide vardır.
- Şimdi affını yazAyım
şu konuyu öğrenEyim
burdaki e harfi istek kipidir.
OLUMLU
öğre-ne-yim
öğre-ne-sin
öğre-ne
öğre-ne-lim
öğre-ne-siniz
öğren-e-ler
OLUMSUZ
uyu-ma-yım
uyu-ma-ya-sın
uyu-ma-ya
uyu-ma-ya-lım
uyu-ma-ya-sın
uyu-ma-ya-lar
Dilek Şart Kipi
Bir dilek ve şartın anlamı bulunmaktadır. İş veya oluşun, hareketin meydan gelmesi bir şarta bağlıdır. Ekleri ses uyumuna göre “-se, -sa” dır.
- Bir düşünün,zenciler misillemeye karar verirseler..
Eylemin yapılması dileğini bildirir:
- Fırından iki ekmek alsanız da gelseniz.
Şart olan kiplerdir:
- Bu konuyu öğrensem başarılı olurum.
Emir Kipi
söylemek
1.kişi=söyle-söyleme-söylesin-söylemesin-söyleyin-söylemeyin-söylesinler-söylemesinler
2.kişi=söyle söyleyin söyleme söylemeyin
3.kişi=söylesin söylesin söylesin söylemesizler